<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SUNU BANKASI</title>
	<atom:link href="http://www.sunubankasi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sunubankasi.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Sunu &#38; Slayt Bankası</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Dec 2011 12:30:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 12:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk bayramı sunusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı günün yıldönümü olarak kutlanmaya başlanan ulusal bayram,ilk kez 23 Nisan 1920’de “Hakimiyeti Milliye Bayramı” olarak kutlanmıştır. 1930’lu yıllarda Çocuk Esirgeme Kurumunun gelenekselleştirdiği “Çocuk Haftası”nın (23 Nisan – 1 Mayıs) başlangıcının da bu bayramla aynı güne rastlaması sebebiyle “Milli Hakimiyet Bayramı ” ile Çocuk Bayramı aynı gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı günün yıldönümü olarak kutlanmaya başlanan ulusal bayram,ilk kez 23 Nisan 1920’de “Hakimiyeti Milliye Bayramı” olarak kutlanmıştır.</p>
<p>1930’lu yıllarda Çocuk Esirgeme Kurumunun gelenekselleştirdiği “Çocuk Haftası”nın (23 Nisan – 1 Mayıs) başlangıcının da bu bayramla aynı güne rastlaması sebebiyle “Milli Hakimiyet Bayramı ” ile Çocuk Bayramı aynı gün kutlanmaya başlamıştır.27 Mayıs 1935’te bu gün,23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanılmaya başlanmıştır.1979&#8242;un, UNESCO tarafından &#8216;çocuk yılı&#8217; ilan edilmesiyle de bu bayram,uluslararası nitelik kazanmıştır.<br />
 </p>
<p align="justify">Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve tek ulusal bayramıdır. Atatürk&#8217;ün Türk çocuklarına armağan ettiği bayram dünya çocukları arasında sevgi ve dostluk bağlarının geliştirilmesi ve tüm insanların barış içinde yaşayacakları bir dünyanın oluşmasına katkıda bulunmak için her yıl düzenlenmektedir.</p>
<p align="justify"><a href="javascript:;"><img src="http://www.kultur.gov.tr/TR/resim/1-132947/a3.jpg" alt="" width="110" height="169" align="left" border="0" /></a>Atatürk&#8217;ün çocuk sevgisi herkes tarafından bilinmektedir.Atatürk&#8217;ün manevi çocuklarıyla ilişkisi,o yıllarda yaşayan kişilerin anı kitaplarında yer almaktadır.Atatürk her fırsatta ‘‘Bugünün küçükleri yarının büyükleri” diyerek çocukların toplumların gelişimi için ne denli önemli olduğunu belirtmiştir.</p>
<p>Geleceğin çocukların elinde olduğunu düşünen Atatürk,1924&#8242;te ilk Meclis&#8217;in açılış tarihi olan &#8217;23 Nisan&#8217; gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiş ve daha sonra bu bayramı çocuklara armağan etmiştir.1979’dan bu yana her yıl 23 Nisan’da TRT tarafından geleneksel olarak 23 Nisan Çocuk Şenliği düzenlenmektedir.<a href="javascript:;"><img src="http://www.kultur.gov.tr/TR/resim/1-132948/a4.jpg" alt="" width="175" height="120" align="right" border="0" /></a>Bir hafta süren etkinliklere 8 – 12 yaş arası dünya çocukları davet edilmektedir.</p>
<p> </p>
<p align="justify">Farklı kıtalardan farklı ülkelerden gelen çocuklar gönüllü ailelerin evlerinde misafir edilmektedir.1979&#8242;da 6 ülkenin katılmasıyla uluslararası boyutta kutlanmaya başlanan şenliklerde bugüne kadar 87 ülkeden yaklaşık 18500 kişi konuk olmuştur.</p>
<p align="justify">Dünyada çocukların sahip olduğu tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 83. yıldönümü hepimize kutlu olsun</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Akif Ersoy Hayatı ve Eserleri (Özet Olarak)</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/mehmet-akif-ersoy-hayati-ve-eserleri-ozet-olarak-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/mehmet-akif-ersoy-hayati-ve-eserleri-ozet-olarak-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 11:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy Hayatı ve Eserleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=269</guid>
		<description><![CDATA[1873 yılında İstanbul&#8217;da doğdu, 27 Aralık 1936 yılında aynı kentte öldü. Babası, Fatih Camii medrese hocalarından Arnavut İpek&#8217;li Tahir Efendi&#8217;dir. Ortaöğrenimini Fatih Merkez Rüşdiyesi&#8217;nde ve Mekteb-i Mülkiye İdadisi&#8217;nde gördü, bir yandan da Fatih Camisi&#8217;ndeki derslere giderek Arapça ve Farsça öğrendi. Ortaöğrenimini bitirdiği yıl, yeni açılan Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi&#8217;ne girdi, dört yıl süren öğrenimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>1873 yılında İstanbul&#8217;da doğdu, 27 Aralık 1936 yılında aynı kentte öldü. Babası, Fatih Camii medrese hocalarından Arnavut İpek&#8217;li Tahir Efendi&#8217;dir. Ortaöğrenimini Fatih Merkez Rüşdiyesi&#8217;nde ve Mekteb-i Mülkiye İdadisi&#8217;nde gördü, bir yandan da Fatih Camisi&#8217;ndeki derslere giderek Arapça ve Farsça öğrendi. Ortaöğrenimini bitirdiği yıl, yeni açılan Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi&#8217;ne girdi, dört yıl süren öğrenimi sonunda baytarlık (veterinerlik) bölümünü birincilikle bitirdi (1893). Ziraat Bakanlığı&#8217;na memur olarak girdi, dört yıl kadar Rumeli, Anadolu, Arnavutluk ve Arabistan&#8217;da görev yaptı. Bir süre sonra, ek görev olarak, Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi&#8217;nde kitabet dersleri (1906) verdi. 1908&#8242;den sonra, arkadaşı Eşref Edip ile birlikte Sırat-ı Müstakim (1908) ve daha sonra Sebil&#8217;ür-Reşad (1912) dergilerini çıkardı; bu yıllarda, resmi görevi olan Umur-i Baytariye Müdür Muavinliğinde çalışırken Darülfünun Edebiyat-ı Umumiye müderrisliğine atandı (1908). Balkan Savaşı&#8217;ndan sonra Umur-i Baytariye şubesindeki görevinden (1913), ardından Darülfünun&#8217;daki (1914) görevinden ayrıldı. Meşrutiyet&#8217;in ilk döneminde, Ziya Gökalp&#8217;in öncülüğüyle başlayan &#8220;Türkçülük&#8221; akımına karşı, Mısırlı bilgin Muhammed Abduh&#8217;un (1849-1905) etkisiyle, &#8220;İslâm birliği&#8221; görüşünü benimsedi. Sırat-ı Müstakim ve Sebil&#8217;ür-Reşad&#8217;da yayımladığı makaleler, şiirler, çeviriler ve Fatih, Şehzadebaşı, Süleymaniye, Beyazıt camilerinde verdiği vaazlarla (1912) bu ülküyü yaymaya çalıştı. Birinci Dünya Savaşı içinde İtilaf Devletleri&#8217;ne karşı Ortadoğu&#8217;da bir İslâm Birliği kurma siyaseti güden Almanya&#8217;nın çağrısı üzerine, Harbiye Nezareti&#8217;ne bağlı &#8220;Teşkilat-ı Mahsusa&#8221; tarafından Berlin&#8217;e gönderildi (1914), burada Almanlar&#8217;ın eline esir düşmüş Müslümanlar için kurulan kamplarda incelemelerde bulundu. Dönüşünde yine birkaç ay kadar da Arabistan&#8217;a yollandı, savaş yılları içinde &#8220;Bâb ül Meşihat&#8221;e bağlı olarak kurulan &#8220;Dâr ül-Hikmet il-İslâmiye&#8221; başkatipliğine atandı (1918). Kurtuluş Savaşı sırasında Kuvayı Milliye&#8217;den yana davranış ve yazılarından dolayı, Dâr ül-Hikmet il-İslâmiye&#8217;deki görevinden atıldı (1920). Anadolu&#8217;ya geçerek Birinci Büyük Millet Meclisi&#8217;nde Burdur Milletvekili olarak görev yaptı (1920-1923); Konya ayaklanmasını önlemek, halka öğüt vermek için Konya&#8217;ya gönderildi. Oradan Kastamonu&#8217;ya geçti, Nasrullah Camisi&#8217;nde Sevr Antlaşması&#8217;nın iç yüzünü, Kurtuluş Savaşı&#8217;nın niteliğini anlatan coşkulu bir vaaz verdi, bu vaaz Diyarbakır&#8217;da basılarak (1921) bütün vilayetlere ve cephelere dağıtıldı. Yaşamının bu döneminde &#8220;İstiklâl Marşı&#8221;nı yazdı (1921). Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra İstanbul&#8217;a döndü; çağdaş ve uygar yeni Türkiye&#8217;nin kurulması için zorunlu görülen siyasal ve toplumsal devinim ve devrimleri, kendi inanç ve ülküsüne aykırı gördüğü için Türkiye&#8217;den ayrıldı. Mısır&#8217;a gitti, Hilvan&#8217;a yerleşti, Kahire&#8217;deki Câmi-ül Mısriyye&#8221; adlı üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı müderrisliğine bulundu (1925-1936), bu gönüllü sürgün döneminde siroz hastalığına tutuldu; sağaltım için döndüğü İstanbul&#8217;da öldü.<br />
Türk edebiyatında &#8220;toplum için sanat&#8221; akımının başlıca temsilcilerinden biridir. Halka seslenen,yalın, halkın söyleyiş özelliklerini koruyan, konusu günlük ya da siyasal olaylardan alınmış, gerçekçi ve gözleme dayalı, aruz ölçüsü ile lirik-epik, lirik-didaktik şiirler yazdı.</p>
<p>ESERLERİ:<br />
Safahât, ikinci kitap, Süleymaniye Kürsüsünde (1912)<br />
Safahât, üçüncü kitap, Hakkın Sesleri (1913)<br />
Safahât, birinci kitap (1914)<br />
Safahât, dördüncü kitap, Fatih Kürsüsünde (1914)<br />
Safahât, beşinci kitap, Hâtıralar (1917)<br />
Safahât, altıncı kitap, Âsım (1919)<br />
Safahât, yedinci kitap, Gölgeler (1933)<br />
Safahât, bütün şiirleri I-II (1943, ölümünden sonra)</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/mehmet-akif-ersoy-hayati-ve-eserleri-ozet-olarak-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Akif Ersoy&#8217;un Hayatı</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/mehmet-akif-ersoyun-hayati-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/mehmet-akif-ersoyun-hayati-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 09:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy sunusu]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoyun hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Türk ulusunun milli ve manevi duygularını Türkçenin billur süzgecinden geçirerek haykıran büyük Türk bülbülü , İstiklâl Marşımızın Şâirimiz Mehmed Âkif, 1873 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. Babası Tahir Efendi, Fatih müderris (profesör) lerindendi. Annesi Emine Şerife Hanım, Buharalı bir ailenin kızıydı. Âkif, ahlâkı ve inancı sağlam bir ailenin çocuğu olarak, aynı özellikleri taşıyan bir çevrede yetişti. Âkif, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ulusunun milli ve manevi duygularını Türkçenin billur süzgecinden geçirerek haykıran büyük Türk bülbülü , İstiklâl Marşımızın Şâirimiz Mehmed Âkif, 1873 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. Babası Tahir Efendi, Fatih müderris (profesör) lerindendi. Annesi Emine Şerife Hanım, Buharalı bir ailenin kızıydı. Âkif, ahlâkı ve inancı sağlam bir ailenin çocuğu olarak, aynı özellikleri taşıyan bir çevrede yetişti.<br />
Âkif, kitap ve defterle henüz dört yaşındayken tanıştı. Resmî öğrenimi ise Fatih İptida Mektebinde başladı. Bu okuldan sonra, Fatih Merkez Rüşdiyesi&#8217;ne (ortaokul) devam etti.<br />
Rüştiye tahsili boyunca, babasından bilhassa l dil dersleri aldı. Arapça, Farsça ve Fransızca&#8217;yı edebiyatıyla beraber anlamaya başladı. Şiir sevgisi ve merakı da bu sıralarda uyandı.<br />
Rüştiye&#8217;den sonra Mülkiye&#8217;ye (Siyasal Bilgiler Fakültesi) geçti. Mülkiye, o devrin en parlak öğrenim kurumu sayılıyordu. Âkif, Mülkiye&#8217;de okurken&#8221; Benim hem babam hem hocamdır, ne öğrendimse on dan öğrendim&#8221; dediği babasını kaybetti. ayrıca evleri de bir yangında yok oldu. Çocuk yaşda ailenin geçimini üstlenmek zorunda kala Akif maddî imkânsızlık yüzünden bu okulu yarıda bırakmak zorunda kaldı Ancak<br />
Âtiyi karanlıkta görüp azmi bırakmak<br />
Bilmem ölüm var mıdır bundan daha alçak<br />
Mısralarının sahibi Âkif, azmi bırakmadı. Baytar (Veteriner) okuluna kaydoldu. Bu yeni okulun mezunlarına daha iyi iş imkânları tanınıyordu. Baytar okulunu birincilikle bitirdi. Dört sene kadar Anadolu, Balkanlar, Arabistan ve Arnavutluk&#8217;ta dolaştı; mesleğiyle ilgili inceleme ve araştırmalarda bulundu. Gezdiği yerlerde halkla sıcak bir kaynaşma sağladı.<br />
İstanbul&#8217;a döndüğü zaman, Halkalı Ziraat Okulu&#8217;nda kitabet (kompozisyon), Üniversite&#8217;de edebiyat dersleri verdi. Ayrıca Dârü&#8217;l-Edeb isimli okulda da öğretmenlik yaptı.<br />
Akif&#8217;in yaşadığı dönemde Türk tarihi her bakımdan sancılı bir dönemdedir. Osmanlı İmparatorluğu parçalanmak üzeredir. Akif Kurtuluşu İslam birliğinde görür: Milliyetçilik fikrine &#8221; Azınlıkları birbirine düşürür, ve imparatorluğu parçalar&#8221; gerekçesiyle karşı çıkar. Ancak İmparatorluktaki Müslüman ırkların bizden kopması, Arnavut isyanı , Arapların Cihan Harbinde bize karşı İngilizlerin yanaşması sonucu Akif de anlar ki İslam birliği de Turancılık kadar uzak bir hayaldir<br />
. Mehmed Âkif artık yalnız İslam kahramanı değil vatan ve millet sevdalısıdır da Halkı basın yoluyla aydınlatma amacıyla &#8220;Müdafa ? i Milliye&#8221; heyeti yayın şubesine üye seçilince Darulfünundaki öğretmenlikten ayrılmaya zorlanır.<br />
1917&#8242;DE &#8220;Teşkilat ?ı Mahsusanın verdiği bir görevle Mısır ve Arabistan&#8217;a gönderilir. Aklı vatanında ve özellikle Çanakkale&#8217;dedir. Çanakkale zaferinin kazanıldığını da orada öğrenir, önce sevinçten hıçkıra hıçkıra ağlar, sonra Mehmetçiğin kahramanlık ve vatan sevgisinin gücünü Türkçenin eşsiz güzelliği ile abideleştiren &#8220;Çanakkale Şehitlerin&#8221; adlı şiirini yazar.<br />
1919&#8242;da Yunanlılar İzmire asker çıkarınca Akif artık yerinde duramaz olur. Ayvalık ve Balıkesirde başlayan mukavemet harekatının büyüyeceğine inanarak &#8221; İşte zafer yolu bu&#8221; Deyip Balıkesir&#8217;e gider. Zağnos paşa camisinde toplanan halka Bağsızlık için mücadele gerektiğini anlatan hutbesini okur.<br />
İstanbul&#8217;a dönünce &#8220;Sebul ? ur Reşat&#8221; dergisinde milli mücadele ruhunu tüm yurda yaymak için yazılar yazar. Önce Ferit Paşa hükümeti ve İngilizlerden tepki görür sonra şayhulislam tarafından &#8220;İsyancı&#8221; ilan edilince . Artık İstanbul&#8217;da kalamyacağını anlayarak Ankara&#8217;ya gider.<br />
&#8220;Niyetimiz Anadolu ve diğer cihetlerdeki düşmanı denize dökmek ve serv paçavrasını parçalamaktır&#8221; dediği Kastamonu hutbesini okur. Konya&#8217;da başlayan isyanı bastırmada görev alır.<br />
Tefrika girmese bir memlekete düşman giremez<br />
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. Mısralarıyla ümitsizliğe kapılan halkın milli mücadele çemberi etrafında toplanmasını sağlamaya çalışır. Bursa&#8217;nın Yunanlılarca işgal haberini alınca<br />
Ne hüsrandır ki şarkın ben vefasız, kansız evladı<br />
Serapa garba çiğnettim de çıktım haki ecdadı diyerek kendini kahrettiği &#8220;Bülbül&#8221; şiirini yazar. Asımın nesli dedikya nesilmiş gerçek / İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek &#8220;dediği asımlar cephelerde düşmanı adım adım geri püskürtüyordu Ankara hükümeti bu mücadelenin büyüklüğünü anlatacak onu geleceğe taşıyacak bir milli marşşiiri yazma yarışması açınca Akif önce &#8220;Benim milletime satacak malım yok &#8221; diyerek ödüllü olan bu yarışmaya katılmadı ancak devrin maarif vekili ödül olarak verilecek paranın orduya ait bir vakfa bırakılacağını vaat edince İstiklal Marşımızı kaleme aldı ve 12 Mart 1921&#8242;de marş oybirliği ile kabul edildi<br />
Cumhuriyet sonrası açılan ilk büyük millet meclisine Burdur millet vekili olarak giren Akif bazı şeylerin gönlünce olmadığını görünce sonraki seçimlerde aday olmadı Artık ne bir evi nede bir maaşı vardı.<br />
Kendini sanatına verdi ömrü boyunca çalıştı, çabaladı, mücadele etti. Dinlenmeden, yorulmadan iman ve vatan sevgisiyle coştu, çevresindekileri de çoşturdu. . O&#8217;nun şiirinde şahsî dertleri, özel meseleleri yoktur. Hep umumî olan dertlerle dertlenmiş; milletinin duygu, düşünce ve problemlerine tercüman olmaya çalışmıştır.<br />
Ömrünün sonuna doğru geçim sıkıntısı arttı<br />
Arap Birliği sekreteri Kahire&#8217;de Cami- ül Mısırrıyye üniversitesinde&#8221; Türkçe Dersleri okutmasını teklif edince Mısıra gitti fakat orada bir gün bile mutlu olmadı 1935&#8242;te sıtmaya yakalandı Hastalık siroza dönüşünce yad ellerde ölmekten korkarak özlediği yurduna döndü. Bir yıl sora da hayata gözlerini yumdu<br />
Ömrü boyunca gerçekleri söylemeyi meslek edinen şair &#8220;Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecek&#8221;<br />
Dediği mısralarında ilk defa yanıldı Çünkü kendine hizmet edenlere karşı vefa borcunu asla unutmayan Türk milleti onu bilmekte, her geçen zamanda onu daha iyi anlamakta ve manevi huzurunda saygıyla eğilmektedir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/mehmet-akif-ersoyun-hayati-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anneler Günü Şiirler(Mayıs ayının 2. Pazar günü)</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/anneler-gunu-siirlermayis-ayinin-2-pazar-gunu-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/anneler-gunu-siirlermayis-ayinin-2-pazar-gunu-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 07:18:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü hangi gün]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü Mayıs ayının 2. Pazar günü]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[  ♥ KELIMELERLE ANLATILAMAYAN FEDAKARLIK VE KARSILIKSIZ SEVGIYI, TARIF ET DESEN BANA HERHALDE SADECE &#8220;ANNE&#8221; DERDIM..ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.   ♥ BIR GUNUMDE DEGIL HER GUNUMDESIN. HER GUN HER SANIYE BENIMLESIN. HER ZAMAN BANA DESTEK OLDUN. SEN BENIM ICIN COK OZELSIN. ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.   ♥ SEVGILI ANNECIGIM, BIRGUN UMARIM BANA GOSTERDIGIN SEVGI VE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: verdana; color: #a60053; font-size: x-small;"><br />
  ♥ KELIMELERLE ANLATILAMAYAN FEDAKARLIK VE KARSILIKSIZ SEVGIYI, TARIF ET DESEN BANA HERHALDE SADECE &#8220;ANNE&#8221; DERDIM..ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.</p>
<p>  ♥ BIR GUNUMDE DEGIL HER GUNUMDESIN. HER GUN HER SANIYE BENIMLESIN. HER ZAMAN BANA DESTEK OLDUN. SEN BENIM ICIN COK OZELSIN. ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.</p>
<p>  ♥ SEVGILI ANNECIGIM, BIRGUN UMARIM BANA GOSTERDIGIN SEVGI VE SABRI SANA GOSTEREBILME SANSIM OLUR…ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.</p>
<p>  ♥ BENIM ICIN HERSEYE KATLANAN, HER ZAMAN YANIMDA OLAN, DEGERI BICILEMEYEN DUNYANIN EN GUZEL ANNESINE … ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.</p>
<p>  ♥ ANNE SENI SEVIYORUM…BELKI SEVGIMI HER ZAMAN GOSTEREMIYOR OLABILIRIM AMA SEN BUNU DAIMA BILIYORSUN…ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.</p>
<p>  ♥ DUN SANA KIZDIKLARIMI BUGUN BEN YAPIYORUM ANNE. CUNKU ASLINDA SENIN KUCUK BIR KOPYANIM. UMARIM SENIN KADAR SEVGI DOLU OLURUM.</p>
<p>  ♥ MEGER DILIMDEKI VE BEYNIMDEKI EN GUZEL KELIME SENIN ADINMIS. SANA HER SESLENISIMDE YA ACIM DINMIYOR YADA SEVGIM COSUYOR&#8230;ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.</p>
<p>  ♥ EGER BANA GOZLERINLE DEGIL DE KALBINLE BAKMIS OLSAYDIN, SENI NE KADAR SEVDIGIMI COK IYI ANLARDIN&#8230;ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.</p>
<p>  ♥ ANNECIGIM, BIR GUNUMDE DEGIL HER GUNUMDESIN. ANNEM OLMAN DUNYADAKI EN BUYUK SANSIM,IYIKI VARSIN.SENI COK SEVIYORUM ANNEM.</p>
<p>  ♥ SEN HAYATIMIN KUTUP YILDIZI OLDUN. NEREYE GIDERSEM GIDEYIM ISIGININ ALDTINDA SEVGINLE UYUDUM. DOGRU YOLU BULDUM.SENI SEVIYORUM ANNE.</p>
<p>  ♥ BU DUNYADAKI EN GUVENLI SIGINAGIM SENIN KUCAGIN.BENIM ANNEM OLMAN BU DUNYADAKI EN BUYUK SANSIM. SENI SEVIYORUM ANNEM.</p>
<p>  ♥ ANNECIGIM SENI BEN CICEKLERDEN YEMISTEN VE KLASIK DORTLUKLERDE ANLATILDIGINDAN DAHA COK FAZLA SEVERIM,SENI COOK SEVERIM.</p>
<p>Reklam<br />
<ins><ins id="aswift_3_anchor"><iframe id="aswift_3" name="aswift_3" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" width="336" height="280"></iframe></ins></ins></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/anneler-gunu-siirlermayis-ayinin-2-pazar-gunu-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstiklal Marşı Ve Mehmet Akif&#8221; Günün Anlam Ve Önemi</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/istiklal-marsi-ve-mehmet-akif-gunun-anlam-ve-onemi-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/istiklal-marsi-ve-mehmet-akif-gunun-anlam-ve-onemi-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 07:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal marşı ve mehmet akif ersoy günün anlam ve önemi]]></category>
		<category><![CDATA[istiklala marşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[Günün Anlam ve Önemi Milletlerin hayatında geleceklerine yön veren önemli olaylar kilometre taşı niteliğinde abidevi şahsiyetler vardır. Genç nesillerin iyi yetişmeleri, geleceğe güvenle bakabilmeleri, millet hayatında yeni değerlerin ortaya çıkabilmesi ve milli şuurun ayakta tutabilmek için bunları hatırlamak gerekir İşte kara günlerimizin göstergesi, kahramanlık destanımız, heybetli kimliğimiz, yurt severlik ve özgürlük aşkımız İSTİKLAL MARŞI ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günün Anlam ve Önemi<br />
Milletlerin hayatında geleceklerine yön veren önemli olaylar kilometre taşı niteliğinde abidevi şahsiyetler vardır. Genç nesillerin iyi yetişmeleri, geleceğe güvenle bakabilmeleri, millet hayatında yeni değerlerin ortaya çıkabilmesi ve milli şuurun ayakta tutabilmek için bunları hatırlamak gerekir<br />
İşte kara günlerimizin göstergesi, kahramanlık destanımız, heybetli kimliğimiz, yurt severlik ve özgürlük aşkımız İSTİKLAL MARŞI ve milletimizin sinesinden çıkarak onun acılarını, umutlarını kararlılığını &#8221; Hayal ile yoktur alkış verişim, her ne demişsem görüp de söylemişim &#8221; diyerek abideleştiren Mehmet Akif&#8230;<br />
Her yıl 12 Mart tarihi İstiklal marşının kabulü ve Mehmet Akif Ersoy&#8217;u anma günü olarak kutlanırdı Bu yıl 12 Mart hafta sonuna rast geldiğinden program bugüne bırakıldı<br />
İstiklal Marşı&#8217;nı anlamak için onun hangi şartlarda yazıldığını bilmemiz ve çerçevede değerlendirmemiz gerekmektedir.<br />
İstiklal Savaşının elemli ve buhranlı günlerindeyiz. İzmir gitmiş, Bursa düşmüş, Afyon kaybedilmiş. Düşman orduları ,Türk yurdunun her yanına sokulmuş. Türk milleti tarihinin en karanlık günlerini yaşamaktadır.<br />
Akif, Kuvayi Milliye&#8217; nin Ege&#8217; deki merkezlerinden Balıkesir&#8217; e gider Burada halktan aradaki ayrılıkları kaldırmalarını, düşmanlara karşı birleşmelerini isteyip, herkesi yurt savunmasına çağırır. Meclisin açıldığı günlerde &#8220;Artık burada duracak zaman değildir,&#8221; diyerek Ankara&#8217; ya gelir. Meclisin önünde Akif&#8217;le karşılaşan Mustafa Kemal &#8221; Sizi bekliyordum efendim, tam zamanında geldiniz.&#8221; der<br />
Anadolu iç isyanlarla karşı karşıyadır. Kurtuluş Savaşı sürerken Akif Kastamonu camilerinde yaptığı konuşmalarda milli ve manevi değerlerin tehlikede olduğunu belirterek Müslümanları birliğe, düşmana karşı savaşmaya ve çağırır. Bu konuşmaların yayımlandığı dergi ve gazeteler Anadolu&#8217; nun bütün illerinde, sancaklar ve kazalardaki idarecilerle okutturulur. Kitaplar, broşürler şeklinde yeniden basılarak cephelere, köylere dağıtılır.<br />
Aralık 1920&#8242; de Kastamonu&#8217; dan Ankara&#8217; ya gelen Mehmet Akif Mustafa Kemal &#8220;Kastamonu&#8217; daki vatanper mesainizden çok memnun oldum. Sevr antlaşmasının memleket için ne kadar f eci bir idam hükmü olduğunu Sebilürreşat kadar hiçbir gazete neşretmedi. Manevi cephemizin kuvvetlenmesine Sebilürreşat&#8217; ın büyük hizmeti oldu. Bunun için bilhassa teşekkür ederim. Der.<br />
Genel Kurmay Başkanı İsmet Paşanın Saldırgan düşmana karşı Anadolu&#8217;da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak ve gelecekte milli bir marşımız olacak marşın hazırlanması teklifinden sonra Yarışmaya 734 şiir katılmış Ama hiçbiri istenilen özellikte bulunamamıştır<br />
Mehmet Akif ise &#8220;Milletin kurtulacağını para ile mi söyleyeceğiz &#8221; diyerek bu yarışmaya katılmamıştır<br />
Hasan Basri yarışma için konan ödülün ona verilmeyeceğine dair güvence verince<br />
- O halde yazalım. Deyip yazmıştır<br />
İstiklal Marşı &#8220;Korkma!&#8221; seslenişi ile başlar. Buradaki korku ifadesi sıradan bir korku olmayıp her karış toprağı şehit kanları ile yoğrulmuş aziz vatanımızın kaybedilme endişesinin dillendirilmesidir Bu en olumsuz durumlarda dahi ümitli kalabilmenin bir ifadesidir. Çünkü esaret de ümitsizlik de bize yakışmazdı<br />
Bir başka dizesinde ise : Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.&#8221; Diye gençlere seslenir. Vatanın korunması, bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyen; bu topraklar altında kefensiz olarak yatan şehit dedelerini unutmayan vefalı bir gençliğin eliyle olacaktı<br />
Öyle de oldu. Milletimizin hür yaşama azmi ve aşkı Mustafa Kemal gibi eşsiz bir liderin başkalığında bizlere yeni ufuklar açacaktı . Ezelden beridir hür yaşamış ve bundan sonra da yaşayacak olan milletimiz vatanına ve istiklaline yönelmiş olan bu çılgınca ve hayâsızca saldırılara elbette boyun eğmeyecekti.<br />
Mustafa Kemal &#8220;Bu marş bizim inkılâbımızı anlatır,<br />
İstiklal Marşı&#8217;nda, istiklâl davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. Benim en beğendiğim bölümü de<br />
&#8220;Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;<br />
Hakkıdır, Hakk&#8217;a tapan milletimin istiklâl&#8221;<br />
Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar, işte bunlardır.<br />
Akif İ ise : O günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. &#8211; Fakat bir gün bile ümidimizi kaybetmedik, asla yeise düşmedik. Zaten başka türlü çalışabilir miydik? Ne topumuz vardı, ne tüfeğimiz&#8230; Fakat imanımız büyüktü: O şiir, milletin o günkü heyecanının bir kıymetli hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz&#8230; Onu kimse yazamaz&#8230; Onu ben de yazamam&#8230; Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım&#8230;</p>
<p>Sevgli gençler, İstiklâl Marşını sevmek, ülkemizi sevmektir,<br />
İstiklal Marşını coşkuyla söylemek, ülkemize , bağımsızlığımıza sahip çıkmaktır.<br />
Bağımsızlığınıza sahip çıkmak ise, onurumuza sahip çıkmaktır.<br />
İstiklâl marşı ve bayrak törenlerinde bizlerin göstereceği ciddiyet ve coşkunun derecesi bize bırakılan yüce mirasa ne denli sahip çıktığımızın göstergesi olduğundan; bayrak törenlerine karşı her zamankinden daha duyarlı olmak, bağımsızlık sevdası ile bu toprağa düşmüş şehitlerimize karşı boynumuzun borcu olmalıdır. Ancak o zaman İstiklâl Marşımızın yazarı üstad Mehmet Akif Ersoy&#8217;un &#8220;Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın&#8221; duası gerçekleşir.</p>
<p>Konuşmamın sonunda hem bu yüce destanı yazan ustayı, hem de yazdıran sayısız kahramanı rahmetle anarken, son sözü yine üstadın dizelerine bırakıyorum:<br />
Mehmet Âkif Ersoy diyordu ki &#8221; Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırtmasın.&#8221; Ama Mehmet Âkif Ersoylar hep olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/istiklal-marsi-ve-mehmet-akif-gunun-anlam-ve-onemi-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19 Şubat Milli Eğitim Vakfı Kuruluş Günü</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/19-subat-milli-egitim-vakfi-kurulus-gunu-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/19-subat-milli-egitim-vakfi-kurulus-gunu-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 06:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[19 Şubat Milli Eğitim Vakfı Kuruluş Günü]]></category>
		<category><![CDATA[milli egitim vakfı kuruluş yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[slayt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=262</guid>
		<description><![CDATA[19 Şubat Milli Eğitim Bakanlığı Vakfı kuruluş günüdür. Her yıl bu gün okullarımızda, vakfın kuruluş amaçları anlatılır. Vakfın ülke, il, ilçe düzeyindeki çalışmaları sergilenir. Bu çalışmalardan örnekler sunulur.&#160; Milli Eğitim Bakanlığı, anaokulundan üniversiteye kadar öğrenci ve yurttaşların her tür eğitimi ile görevlidir. Eğitim hizmetleri, diğer hizmetlere göre daha pahalı olduğundan bakanlık bütçesi bu konuda yetersiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword">19 Şubat Milli Eğitim Bakanlığı Vakfı kuruluş günüdür. Her yıl bu gün okullarımızda, vakfın kuruluş amaçları anlatılır. Vakfın ülke, il, ilçe düzeyindeki çalışmaları sergilenir. Bu çalışmalardan örnekler sunulur.&nbsp;</p>
<p align="justify">Milli Eğitim Bakanlığı, anaokulundan üniversiteye kadar öğrenci ve yurttaşların her tür eğitimi ile görevlidir. Eğitim hizmetleri, diğer hizmetlere göre daha pahalı olduğundan bakanlık bütçesi bu konuda yetersiz kalmaktadır. Halkın ve öteki kuruluşların yardımlarını sağlamak amacı ile 19 Şubat 1981 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Vakfı kurulmuştur.</p>
<p align="justify">Vakfın kurucuları gerçek kişilerle, Öğretmenler Bankası, İş Bankası, T.C.Ziraat Bankasıdır. Vakıf, kuruluşunu izleyen kısa sürede, il ve ilçe düzeyinde şubeler açmıştır. Eğitime katkıda bulunacak sosyal ve fiziki yapının geliştirilmesine yardımcı olur.</p>
<p align="left"><strong>Milli Eğitim Bakanlığı Vakfı’nın amaçları şunlardır:</strong></p>
<ol>
<li>
<p align="left">Milli eğitimi geliştirici çalışmalar yapmak.</p>
</li>
<li>
<p align="left">Okulların araç, gereç, kitap gibi ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak.</p>
</li>
<li>
<p align="left">Her çeşit eğitim kurumunun açılmasına, yapılanmasına, onarımına yardımcı olmak.</p>
</li>
<li>
<p align="left">Öğretmenlerin eğitim ve öğretim alanındaki etkinliklerini arttırıcı çalışmalarını ödüllendirmek.</p>
</li>
<li>
<p align="left">Eğitimin geliştirilmesi amacı ile öğrenci ve öğretmenler arasında yarışmalar düzenlemektir.</p>
</li>
</ol>
<p align="left"><strong>Vakıf, amacına ulaşabilmek için gerekli olan geliri aşağıda sayılan kaynaklardan sağlar.</strong></p>
<ol>
<li>
<p align="left">Yurttaşların arsa, bina, bağ, bahçe gibi taşınmaz bağışları,</p>
</li>
<li>
<p align="left">Kamu ve özel kuruluşlar ile kişilerin yaptığı yardımlar,</p>
</li>
<li>
<p align="left">Basılı eğitim araçları ve ders kitaplarından elde edilen gelirler.</p>
</li>
<li>
<p align="left">Eğitim kuruluşları ve okullarımızda yapılan bağışlar.</p>
</li>
</ol>
<p align="justify">
Milli Eğitim Vakfı kuruluşundan bu yana halkımız ve çeşitli kamu ve özel kuruluşlarından büyük ilgi ve yardım görmüştür. Vakıf, sağladığı gelirleri Milli Eğitimin amaçları doğrultusunda düzenli olarak değerlendirmektedir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/19-subat-milli-egitim-vakfi-kurulus-gunu-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yunus Emre nin Hayatı</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/yunus-emre-nin-hayati-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/yunus-emre-nin-hayati-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 06:52:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[yunus emre slayt]]></category>
		<category><![CDATA[yunus emrenin hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=256</guid>
		<description><![CDATA[HAYATI (1238 &#8211; 1320) Yaşamıkonusundayeterli bilgiolmadığı gibi onunla ilgili kaynaklarda anlatılanlar da birbirini tutmaz. Nerede, hangi yılda doğduğu kesinlikle bilinmiyor. Kimi kaynaklarda Anadolu&#8217;ya Doğu&#8217;dan gelen Türk oymaklarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu söylenirse de kesin değildir.1320 dolaylarında Eskişehir&#8217;de öldüğü söylenir. Batı Anadolu&#8217;nun birkaç yöresinde &#8216;Yunus Emre&#8217; adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden &#8216;makam&#8217; adı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HAYATI</strong> (1238 &#8211; 1320)</p>
<div>Yaşamıkonusundayeterli bilgiolmadığı gibi onunla ilgili kaynaklarda anlatılanlar da birbirini tutmaz. Nerede, hangi yılda doğduğu kesinlikle bilinmiyor. Kimi kaynaklarda Anadolu&#8217;ya Doğu&#8217;dan gelen Türk oymaklarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu söylenirse de kesin değildir.1320 dolaylarında Eskişehir&#8217;de öldüğü söylenir. Batı Anadolu&#8217;nun birkaç yöresinde &#8216;Yunus Emre&#8217; adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden &#8216;makam&#8217; adı verilen yer vardır. Yapılan araştırmalara göre şiirlerinin toplandığı Divan ölümünden yetmiş yıl sonra düzenlenmiştir. Anadolu&#8217;da &#8216;Yunus Emre&#8217; adını taşıyan ve Yunus Emre&#8217;den çok sonraları yaşamış başka şairlerin yapıtlarıyla karışan şiirlerinin bir bölümü dil incelemeleri sonunda ayıklanmış, böylece 357 şiirin onun olduğu konusunda görüş birliğine varılmıştır. Gene Yunus Emre adını taşıyan ve başka şairlerin elinden çıktığı ileri sürülen 310 şiir daha derlenmiştir. Onun dil, şiir ve düşünce bakımından özgünlüğü ve etkisi, ilk düzenlenen Divan&#8217;daki şiirleri nedeniyledir.Yunus Emre&#8217;nin şiirinde, edebiyat tarihi bakımından, dil, düşünce, duygu ve yaratıcılık gibi dört önemli sorun sergilenir. Bu sorunlar bir görüş ve inanış bütünlüğü içinde ele alınır, insan konusunda odaklaştırılır. Şiirde işlenen konular ise insan, Tanrı, Varlık Birliği, sevgi, yaşama sevinci, barış, evren, ölüm, yetkinlik, olgunluk, alçakgönüllülük, erdem, eliaçıklık gibi genellikle gerçek yaşamı ilgilendiren kavramlardır. O, bu kavramları, şiirinin bütünlüğü içinde temel öğe olarak sergilemiştir.</p>
<p>İnsan bir &#8216;sevgi varlığı&#8217;dır, tin ile gövde gibi iki ayrı tözden kurulmuştur. Tin tanrısaldır, ölümsüzdür, gövdede kaldığı sürece geldiği özün ve yüce kaynağa, tanrısal evrene dönme özlemi içindedir. Gövde dağılır, kendini kuran öğelere ayrılır. İçinde insanın da bulunduğu tüm varlık evreni toprak, su, ateş ve yel gibi dört ilkeden kurulmuştur. Bu dört ilke yaratılmıştır, yaratıcı da Tanrı&#8217;dır. Tanrı, bu dört ilkeyi yarattıktan sonra, ayrı ayrı oranlarda birleştirerek varlık türlerinin oluşmasını sağlamıştır. İnsan sevgi yoluyla Tanrı&#8217;ya ulaşır, çünkü insanla Tanrı arasında özdeşlik vardır. Ancak, insanın bu madde evreninde bulunması, tinin tanrısal kaynaktan uzak kalması bir ayrılıktır. Bu ayrılık insanı, yaşamı boyunca Tanrı&#8217;yı düşünme, ona özlem duyma olaylarıyla karşı karşıya getirmiştir.</p>
<p>Gerçekte insan-Tanrı-evren üçlüsü birlik içindedir, var olan yalnız Tanrı&#8217;dır, türlülük bir &#8216;görünüş&#8217;tür. Çünkü Tanrı, kendi özü gereği, bütün varlık türlerini kapsar, her varlıkta yansır. Evreni kuran öğelerle insanın gövdesini oluşturan ilkeler özdeştir. Bu özdeşlik tanrısal tözün bütün varlık türlerinde, biçimlendirici bir öğe olarak bulunmasından dolayıdır. Tanrısal tözün nesnel varlıklarda bulunması bir &#8216;yansıma&#8217; niteliğindedir, çünkü Tanrı yarattığı nesnede yansıyınca &#8216;oluş&#8217; gerçekleşir.</p>
<p>Sevgi insanda birleştirici, bütünleştirici bir eğilim niteliğindedir. Yunus Emre, sevgiyi Tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık, bir eğilim diye anlar. Sevginin ereği yüce Tanrı&#8217;ya ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır. Tanrı insanla özdeş olduğundan kendini seven Tanrı&#8217;yı, Tanrı&#8217;yı seven kendini sever. Çünkü sevgi kendini başkasında, başkasını kendinde bulmaktır. Sevginin olmadığı yerde, öfke, kırgınlık, çözülme ve birbirinden kopukluk gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar.</p>
<p>Sevginin değerini yalnız seven bilir, sevmek de bir bilgelik, bir olgunluk işidir. Yeterince aydınlanmamış, Tanrı ışığından yoksun kalmış bir gönülde sevginin yeri yoktur. Bütün varlık türlerini birbirine bağlayan, onları tanrısal evrene yönelten sevgidir. Sevgi bir çıkar aracı olmadığından seven karşılık beklemez. Dost kişi gerçek seven kimsedir (âşık) . Dost başka bir anlamda da Tanrı&#8217;dır, kişinin gönlünde ışıyan tözdür.</p>
<p>Yunus Emre&#8217;de yaşamak tanrısal tözün bir yansıması olan evrende sevinç duymaktır. Çünkü, bütün varlık türlerinde Tanrı görünmektedir, bu nedenle severek, düşünerek yaşamayı bilen kimse her yerde Tanrı ile karşı karşıyadır. Yaşamak belli nesnelere bağlanmak, yalnız gelip geçici varlıkları edinmek için çırpınmak değildir. Böyle bir yaşama biçimi kişiyi tanrısal tözden uzaklaştırdığı gibi yetkinlikten, bilgelikten de yoksun kılar. Yunus Emre&#8217;nin dilinde bilge kişinin adı &#8216;eren&#8217;dir. Eren barış içinde yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi, kendini sevmeyeni bile sevmeyi bilen kişidir. Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur.</p>
<p>Evreni bir tanrısal görünüş alanı olarak bildiğinden, erenin evrene karşı da sevgisi, saygısı vardır. Erenin gözünde insan bir küçük evrendir, büyük evren ise tanrısal tözün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır. Eren olma aşamasına ulaşmış kişide erdem, alçakgönüllülük, eli açıklık, yetkinlik, olgunluk bir bütünlük içinde bulunur.</p>
<p>Ölüm tinin gövdeden ayrılıp tanrısal kaynağa dönmesiyle gerçekleşir. Bu nedenle ölüm tinle gövde arasında bir ayrılıktır. Gerçekte ölüm yoktur, tinin ölümsüzlüğe ulaşması, yüce kaynağa dönüşü vardır. Çünkü, bütün varlık türleri tanrısal tözün yansıması olduğundan, salt ölüm de söz konusu değildir. Ölümün bir başka anlamı da bilgiden, erdemden, yetkinlikten, sevgiden yoksun kalmaktır.</p>
<p>Yunus Emre&#8217;nin şiirinde Yeni-Platonculuk&#8217;tan kaynaklanan Tasavvuf öğretisinin bütün sorunları bulunur. Bunlara yeni bir çözüm getirmez, Yeni-Platonculuk&#8217;un yöntemine dayanarak yorumlar ileri sürer. Bu nedenle onun şiiri Yeni-Platonculuk&#8217;un Türkçe açıklanışıdır.</p>
<p>Yunus Emre&#8217;nin edebiyat tarihi bakımından, önemli bir yanı da Anadolu&#8217;da, Türkçe şiir dilinin öncüsü olması ve tasavvuf sorunlarını yalın, kolay anlaşılır bir dille söyleyişi nedeniyledir. Şiirlerinin ölçüsü, Türkçe&#8217;nin ses yapısına uymayan &#8216;aruz&#8217; olmakla birlikte söyleyişi akıcı, sürükleyici bir nitelik taşır. Tasavvufun en güç anlaşılır kavramlarını, Türkçe&#8217;nin ses yapısına uygun biçimde dile getirir, şiirinde duygu ve düşünce birliğinden oluşan bir derinlik görülür.</p>
<p>Yer yer yalın halk söyleyişine yaklaşan dilinde anlam-uyum bağlantısı bütüncül bir içerik taşır. Ona göre önemli olan bir sözü etkili biçimde söylemektir. Bu nedenle sözün boş bir kavram olmaması, bir varlık sorununu, bir düşünceyi dile getirmesi gerekir. İnsan ancak söz söyleme yetisiyle insandır, konuşan Tanrı durumundadır. Yunus Emre&#8217;de Türkçe, şiir dili olma yanında, düşünceyi içeren, açıklayan bir odak özelliği kazanmıştır.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/yunus-emre-nin-hayati-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>24 Kasım Öğretmenler Günü Powepoint</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/24-kasim-ogretmenler-gunu-powepoint-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/24-kasim-ogretmenler-gunu-powepoint-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 15:50:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü Slayt Gösterisi]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü Slayt İndir]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü Slaytları]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü Sunu]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü Sunum]]></category>
		<category><![CDATA[24 kasım sunu]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler günü pps]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler günü ppt]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler günü slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmenler Günü Slayt Gösterisi]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmenler Günü Sunu]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmenler Günü sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmenler Günü sunumları]]></category>
		<category><![CDATA[powepoint slaytı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü için özel olarak hazırlanmış çok güzel bir powerpoint sunusu Öğretmenler Günü Hakkında Hazırlanan Slayt Gösterisini aşağıdan indirebilirsiniz. Sunuyu İndir İzle]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>24 Kasım Öğretmenler Günü için özel olarak hazırlanmış çok güzel bir powerpoint sunusu Öğretmenler Günü Hakkında Hazırlanan Slayt Gösterisini aşağıdan indirebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.slaytcafe.com/slaytlar.html?func=download&amp;id=519&amp;chk=357a03b24c404a0a8fc9975e069b1210&amp;no_html=1" target="_blank">Sunuyu İndir İzle</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/24-kasim-ogretmenler-gunu-powepoint-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbulun Fethi Sunusu</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/istanbulun-fethi-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/istanbulun-fethi-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 May 2011 15:22:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[fatıh sultan mehmet hayatı slayt gosterisi]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet slayt]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet sunu]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet ve istanbulun fethi slayt]]></category>
		<category><![CDATA[FETİH SLAYTLARI İZLE]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul fethinin slayt Sunu]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'un Fethi Sunusu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulu anlatan slaytlar]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi film]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi ile ilgili slayt indir]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi pps]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi ppt]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi resim]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi slayt]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi slayt gösterisi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi slaytları]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi sunu Sunu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi sunum]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethi sunumları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[İstanbulun Fethinin gerekleri, fetih için yapılan hazırlıklar, bizansın aldığı tedbirler, kuşatma ve fetih, ve önemi hakkında hazırlanmış güzel bir slayt sunum. istanbulun-fethi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/05/istanbulun-fethi.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-226" title="istanbulun-fethi" src="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/05/istanbulun-fethi-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a><a href="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/05/istanbulun-fethi.ppt"></a></p>
<p>İstanbulun Fethinin gerekleri, fetih için yapılan hazırlıklar, bizansın aldığı tedbirler, kuşatma ve fetih, ve önemi hakkında hazırlanmış güzel bir slayt sunum.</p>
<p><a href="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/05/istanbulun-fethi.ppt">istanbulun-fethi</a><a href="http://www.sunuindir.com/wp-content/uploads/2009/05/istanbulunfethi.ppt"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/istanbulun-fethi-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çevre Kirliliği</title>
		<link>http://www.sunubankasi.com/cevre-kirliligi-sunusu-slayti.html</link>
		<comments>http://www.sunubankasi.com/cevre-kirliligi-sunusu-slayti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2011 11:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Gün Sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[çevre haftası sunuları]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği hakkında slayt]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği ile ilgili slaytlar]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği slayt gösterisi]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği slayt indir]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği slaytı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya çevre günü slaytı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sunubankasi.com/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[  Çevre kirliliği günümüzün en büyük sorunlarından biridir. Bu konuyu işleyen iki adet slaytı sizlerin istifadesine sunuyoruz. Slaytları İndir İzle cevrekirliligisunu-1 cevrekirliligisunu-2]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/04/cevre-kirliligi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-209" title="cevre-kirliligi" src="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/04/cevre-kirliligi.jpg" alt="" width="448" height="336" /></a></p>
<p>  Çevre kirliliği günümüzün en büyük sorunlarından biridir. Bu konuyu işleyen iki adet slaytı sizlerin istifadesine sunuyoruz.</p>
<p><span id="more-207"></span></p>
<p>Slaytları İndir İzle</p>
<p><a href="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/04/cevrekirliligisunu-1.ppt">cevrekirliligisunu-1</a></p>
<p><a href="http://www.sunubankasi.com/wp-content/uploads/2011/04/cevrekirliligisunu-2.ppt">cevrekirliligisunu-2</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sunubankasi.com/cevre-kirliligi-sunusu-slayti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

